04 Ekim 2007 Perşembe

bEdDUa


Seni sevmek ateşten gömlek Gözlerin aşka tutsak bir yalan Her bakışın bir uçurum Seni ne kadar çok sevdim neydi söyle neydi suçum Her şey böylemi olmalıydı söyle hadi Oysa sırtımdan vurmaz dediğim yar; Şimdi en zor anımda yanımda yoksun Ağlıyorum şimdi yapa yalnızım söyle sesimi kim duysun Sevmek geceler boyu ağlamak değil Uğrunda bir ömür boyu onunla hayatı her anında paylaşmak demektir Sen geceler boyu değil bir saat olsa bile ağlamaya değmezsin Bıraktın gittin arkana bakmadan gerçekten sevmeyi hiçbir zaman öğrenemezsin SENİN UĞRUNDA DÖKÜLEN BU GÖZYAŞLARIM BİR GÜN OLACAK Kİ SENİN GÖZLERİNDEN BANA ÇEKTİRDİĞİN BU ACILARIN YÜREĞİMİ DAĞLAYAN AYRILIKLARIN GECELER BOYU BİTMEYEN HAYKIRIŞLARIMIN SENSİZ GEÇEN HER ANIMIN BİR NÖBETÇİSİ OLACAK. BANA YAPTIĞIN HER VEFASIZLIĞIN BİR İNTİKAMINI GÖZLERİNDEN AKAN GÖZYAŞLARIN KAN ÇANAĞI GİBİ BOŞALACAK. SEN BENİ SEVMEK İÇİN BİR YALAN GÜLÜŞÜNÜ AKREP GİBİ SOKAN YALAN SÖZÜNÜ UTANMADAN SEVGİNİ İLAN EDİP SONRA SEVMİYORUM DİYİPTE ŞEREFSİZCE BIRAKIP GİTTİN. SEVMENİN BEDELİNİ SUSARAK HER GEÇEN GÜN ÖDEDİM. İNŞALLAH BİR GÜN BANA YAPTIĞIN HER ŞEYİN KARŞILIĞINI FAZLASIYLA ÖDERSİN ......................

EsKi sEvGiLiYe


Uzaklara kaçtım kurtulabilmek için sevdalardan Fakat bilmeden,istemeden yakınına düşmüşüm acıların Dayanamadım bu sensiz çarpan kalbe Vurdum kendimi medetsiz sevdalara Sen bir sevda yamağı ben aşk tiryakisi Çarpar oldu her yağmur zerresi Gönlümün orta yerine Sızladı gönlüm ayak uçlarından yukarıya Saatlerin akrepleri beni sokar oldu Yelkovan dondu kaldı olduğu yerde Ben seni sevdim yaradana imanımdan Yaralar kapanmak bilmezken elime dikeni bati En acımasız duyguların Kara sevdaların en karaları Bu sevda bitmez gönlümde yeller estikçe aklın boşluğunda Sen hatırlamasan da beni ben seni unutmuyorum Ey Gözyaşlarımın katili

sAnA


Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna Rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun as olan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

03 Ekim 2007 Çarşamba

hÜzÜn


artık ben yaşayan biriyim;rakamlarda esrar aramayan,kelimelerden hesap soramayan,hedefine varamayan biriyim..artık ben sıradan biriyim..Öylesine sıradan,öylesine mahcupve "öylesine" bir adam.binlerce insanı bir meydana doldurup;çekin birini aradan:işte ben "aradan" biriyim.üzgünüm..yenemez hüznümü artıkgelip konsa da yeniden gözlerimebir zamanlar gözlerimden kayıpşehrin sokaklarında buharlaşano bakışlargelip konsa da gözlerime,üzgünüm..süzülüp kulaklarımdan kadife misal,düşse de o sözler tekrarruhumun en bakir yerineyenemez hüznümü artık...

SeNi hEp sEvEcEğİm nE KaDaR NeFrEt eTsEmDe.....


Biliyorum bir gün bu şehirden gidecek, beni mazine gömeceksin... Giderken elinde valizin ve yüreğinde bastırdığın bir sevinç olacak... Kaybettiğim mutluluk köz köz akarken gözlerimden, buruk bir vedayla yollayacağım seni yuvana... Önünde yürürken simsiyah ıslığımla, tayfanın fırtınaya duyduğu öfkesiyle, susarak haykırırken kaderime, ve düşerken bir hazan yaprağı gibi yolunun üzerine, sen, aldırmadan çiğneyip geçeceksin... Biliyorum beni mazine gömeceksin. Sen başka güneşlerin kızıllığında gülerken doya doya, seni sensiz yaşayan, kendini sana yazılan ama duyuramadığı şiirlerinin dizelerine asan, kalemine kanını mürekkep yapıp; seni sensizlikte arayah bu şairi hiç düşünmeyeceksin... Ama ben yinede; elini ilk tutabildiğim anla ısınıp, ilk öpüştüğümüz anla uçacağım... Sonra ayrılık bir yılan gibi yüreğime sızınca, sarhoş sızılar içinde kıvranacağım... Biliyorum, bir gün çevresini, şatafatlı gecelerde, iltifat kokan ağızların sardığı, yönünü bulamayan bir göçmen kuşa benzediğinin haberini getirecekler bana... Ben hatırlatıldığımda belki de: "Bir çocukluktu geldi geçti..." değinin haberini... Halbuki bende, o mutlu günlerde gizlice alıp sakladığım, muska niyetiyle hala göğsümde taşıdığım, bir kaç saç telin kalacak... Bu şehrin her köşesinde karşıma çıkacak, her kar yağışında lapa lapa, her yağmurda sağnak sağnak aklıma düşeceksin... Biliyorum... Ayaklarım birlikte gidilen mekanlara götürürken beni, ararken beni bekleyen bir masada gölgeni, hayal kırıklığımla sığınarak umuduma; gelmeni bekleyecek, SENİ HEP SEVECEĞİM... Biliyorum, son bir kez olsun geleceksin bu şehire... Ve beni görüp, belki de güleceksin; "Sen hala oralarda mısın?..." diye. Şiirlerimi uzattığımda ellerim titreyecek, bir sevda buseni vermeni bekleyeceğim... Sen omuz silkeleyip, her zaman yaptığın gibi: "Ne yapalım sevmek işte böyle" diyerek sevilmenin bencilliğinde, gülecek ve tekrar bu şehirden gidecek, beni mazine gömeceksin...

DuR AşKı AnLaTiM SaNa


Yüreğim masum bir çocuk yüzüydü…Sevmesini bilmezdim ben,hayran olurdum ama biterdi hemen…Ama sevmenin güzel bir şey olduğuna inanırdım,inancımı kaybetmezdim..Sonra seni gördüm yüzüme gülümseyen bir bebek yüzüydün,belliydi sende masum bir çocuktun ..Sana baktım,güldüm,sonra sevmenin ne demek olduğunu anladım…Halbuki abimin sevgilisi vardı ama…Keşke anlatsaydın abi,’’deseydin sevmek çocuk oyunu değil,sevmek anlatılamayacak duygularının olması demek deseydin’’…Küçük yüreğim kaldırmadı O nu sevmeyi,ifade edemedim kendimi,ağladım…Polyannacılık oynadım kendi kendime…Teselli aradım…Onu sevdiğimi bilmesede işte karşımda dedim…Yanımda kalacak sandım!!!Bilmiyordum ki…Söyleseydin ya,deseydin ya‘bak DÜŞLERİN KIZI gelen gider…’Bilmedim gideceğini,yanıbaşımda sandım,gitti,küçük yüreğim kaldırmadı,O nunla bitti…Aslında aslında bana tek şey söyleseydin abi… Deseydinki:’’sevmek yarı ölmektir’’……..

aŞk MeŞk


Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardındasevdalanmış onun deli dalgalarına. Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,yüreğindeki duruluğa Demiş ki suya:Gel sevdalım ol,Hayatıma anlam veren mucizem ol...Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığaal demiş;Yüreğim sana armağan... Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...Zamanla su, buhar olmaya,ateş, kül olmaya başlamış.Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi deyüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyuBir gün gelmiş, suya varmış yoluBakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.Ve o an anlamış;aşkın bazen gitmek olduğunu.Ama gitmenin yitirmek olmadığını....Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.İşte o zamandan beridir ki:Ateş sudan,su ateşden kaçar olmuş..Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğiniSadece ateş alır olmuş...

uZaKlAş ŞeReFsİz


Daha küçük A$kLara katLanamaz ßenimLe öLürsün...Uzaklaş! Yoksa sana dokunurum, yoksa yasak tanımam,günahkâr olurum, günahım olursun..! Kaç! Görme, görürsen hatırlama, hatırlarsan ağlama..! Gelme! Yoksa sana dokunurum, dudaklarına konarım, gözlerini esir alırım kölem olursun, gecelerce kölen olurum... Yakınma! Didik didik ederim hayatını, benden başkasına yaşatmam seni, tarihini vururum, anılarını asarım,yüreğine kendimi bedeninde yatıya kalırım, teninde beklerim geleceğimi... Yaklaşma!Seni alırım, senin olurum, özgürlüğüm yoldaş olur yanına, sensiz düşüncelerim toprak olur, taparım sana, yatağına tapınak derim, yüzünde güneşler beklerim... Git! Gitmezsen sana dokunurum, sahiplenirim seni, sana aşkı yaşatırım, daha küçük aşklara katlanamaz benimle ölürsün...BEN ÇOKTAN TERKETTİM SENİYârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda \"Ya öldür beni\"dedim Ya da git benden İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yârini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum seni

BuLdUnUz mU?dOgRu iNsAnI


Yanlış insanla tanışmamızı istedi. Doğru insanı tanımadan önce,böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için. Belki mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur. Fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile. Belki en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır. Belki, elimizde olanın kıymetini kaybettiğimizde anladığımız doğru olabilir, fakat elimize gelene kadar, neler kaçrdığımızın farkına varamadığımız da doğrudur. Birine sevginizin tümünü sunmak, asla sizi de aynı şekilde seveceğinin garantisi değildir. Sevgiye karşılık beklemeyin; sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin. Fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun. Birine çarpılmak için bir an yeterlidir, birinden hoşlanmak bir saat ve birini sevmek için de bir gün yeterlidir... Ama birini unutmak bir ömür sürer. Görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir. Zenginliğe aldanmayın; yok olup gidebilir. Sizi güldüren birini seçin. Çünkü karanlık bir günü aydınlatan tek şey bir gülümsemedir. Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun. Öyle zamanlar vardır ki, bazen birini öylesine çok özlersiniz ki, onu hayallerinizden çıkarıp, gerçek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediğiniz şeyi hayal edin, gitmek istediğiniz yere gidin, olmak istediğiniz kişi olun, çünkü yaşayabileceğiniz tek bir hayatınız var. Ve tüm bunları yapabilmek için tek bir şansınız... Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz, ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun. Daima kendinizi başkalarının yerine koyun. Eğer kalbiniz acıyorsa, o kişininkiler de acıyordur. En mutlu kişiler, her şeyin en iyisine sahip olanlar değildir, onlar karşılarına çıkan her şeyin değerini en iyi bilenlerdir. Mutluluk; ağlayanlar, incinenler ve çabalayanlar için vardır. Çünkü böyle insanlar, hayatlarına giren her insanın önemini takdir edenlerdir. En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir. Geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silemezseniz, hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz.

aLlAh kAhReTsİn


Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorumBir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimiKim ne derse desinTahammülüm kalmadı artıkBıktım seni sensiz yaşamaktanNasılsa döneceğin yok seninÇıldıracağım bu gidişleAllah kahretsin!...Durup durup seninle gezdiğim yerlerde dolaşıyorumSanki köşe başından sen çıkacaksınSanki duraklarda beni bekliyorsunGeçen gün birine rastladım aynı sokaktaSaçları sen, gözleri sen, kaşları sen,Koştum heyecanla peşinden Ve hayatımda ilk defa Bir tokat yedim senin yüzündenAllah kahretsin!..Dünya ateşler içindeSavaşlar almış başını gidiyorAfrika'da insanlar açlıktan ölüyorBense bu gidişle sensizlikten ölüceğimUmurunda mı senin?Kimbilir hangi cehenmem desin?Allah kahretsin!...Hangi masaya otursamSenin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önümeVazomda senin sevdiğin çiçeklerVe dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılarSenin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun içinNe yapsam, ne etsem, nereye gitsemEcel gibi peşimdesinAllah kahretsin!...İşte böyle sevda benimkisiBu zamanda bu devirdeHaklısın adam olacağım yok benimEn güzeli artık son vermek bu hayataEn korkunç uçurumlara bırakmak kendimiYa da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimiAma içimde sen varsınYa sana bir şey olursaAllah kahretsin!.

AşK VaRmI? yOkSa yOk mU?


Gözlerimi kapatıyorum aşka..Ne yapsam nasıl davransam,Hiç bir şekilde kurtuluş yok..Nesin sen aşk mı bela mı ?Hani bir şarkımız vardı yaa,Sana söylerken ağlayabildiğim bir şarkı.Şimdi o şarkıya lanet eder,Gözlerimi kaparım aşka ...Aşk olmayınca Neden herşey karanlık ?Neden hiçbir şeyin tadı yok ?Gözlerimi kapamak istiyorum ama olmuyo..Ne kadar kapamaya çalışsam daO hep ben burdayım diyo ...Şimdi ise ne yapacağımı bilemiyorum ...Kaçsam kaçamıyorum , gözlerimi kapasamZorla açtırıyorlar...Aşk var mı yok mu anlayamıyorum...

yOlUn dÜşErSe oKu CaNıM bEnİm


Aşk gider,acısı kalır..Aşk için bahar.Tehlike her yerdedir...Vuruluverirsin hiç ummadığın birine.Ama öyle çarpar ki kalbin, duracak gibi aldatır seni.Bahardan sonra yaz gelir...Hepimiz biliriz, sabun köpüğü gibidir yaz aşkları.Bence öyle basit değil.Henüz silinmedi hiçbirinin yarası benden.Aşk gitti ama acısını bıraktı, iz kaldı.Güz aşkları mevsimine dönünce dönence, pencereye sinmiş insanlar gelir gözümün önüne.Ve yavaş yavaş görünürler etrafta.Kimi yaza girerken terk ettiği aşkını, kimi yaz aşkını düşünür.Kimi ayrılık planlar ama hala yüreği yanar.Kimi terk edilmişliği sindirmeye çalışır.Çok azdır taze aşk yakalayan. Sanki bir doğum öncesi ölüm gibidir.Sonra kış gelir.Kimi yüzsüzler yazın hiç aldatmamış gibi eski sevgilisine döner;kimi sadıklar kavuşur...Kimi yalnızdır, kimi yorgun...O yorgunlar için kış uykusu başlar...Belki de taze baharlara, taze aşklara enerji depolarlar...Aşk dört mevsimdir herkesin sözlüğünde.Ama nedense bana bu anlattıklarımı çağrıştırmaz.Saçmaladım belki de bir paragraf boyu.Yalan attım.Aslında doğru olsalar bile yalanlardı çünkü, hissetmediklerimi yazdım.Ezbere konuştum.Aşk , kelimesi içimde gebe olduğum bir kelimedir.Her duyuşumda doğum sancısı çeker, doğuramam.Ama gözlerimin önüne o gelir.Sadece bir bakışına karın ağrıları, suyla yatışmalar.Bir tebessüme ömür bulmak.İtiraf.Saatler süren telefon konuşmaları.İlk duygular, çocuksu güzellikler.Ve sonra..... Nefessiz kalmacasına ağlamalar.Izdırap çığlıkları...Kış..Kış..Kış..... Azap....Ve sonunda doğan gün....Hemen her mevsim aşık olmuşumdur birilerine....Hatta sonbaharda bile...Ama onca ufaklı büyüklü sevda içinde, böylesine derinde var olan,böyle yaktı mı iz bırakan, bu kadar çaresiz bırakan,bu kadar arzu illetine hasta eden, bu kadar dizginsiz, sorgusuz,başına buyruk, acımasız, bu kadar bugünsüz sevda görmedim.Ve işte hiç biri böyle koyup, böyle yıkıp gitmedi.Ondan önce hiç biri içimden bir şey götürmemişti.Ondan sonrası zaten götüremez çünkü, götürülecek bir şey kalmadı..İşte o insan, beni aşka karşı böyle kelimesiz böyle hayretli, böyle çaresiz, isteksiz bırakıp gitti..Şimdi ben nefretten bile aciz isem bana bir şeyler borçlu.İçimden söküp aldığı bir şeyleri.Bana beni borçlu.Herkesi seven o sersem yüreğimi..Benden alıp kaçtığı o masum çocuğu borçlu.Bana bir dün, birde yarın borçlu.Benim ne günahım vardı da aşk için üç kelime etmekten aciz kalacaktım.Benim ne günahım vardı da her mevsim başka meyve yemek varken iştahsız kalacaktım.Yoktu elbet günahım..Onunda yoktu ya..Öfkem susmama engel...Ama ikimizin de suçu yoktu...Suçlu yoktu..Benim mevsimim sonbaharsa, yaza, kışa, bahara dönmez...Benim gibilerin nasibi pencere önüne sinip, mazide yaşamak,kendinle kanlı bıçaklı düellolar yapmak...Kendinle savaşmak , hırpalamak...Yaptığının farkına varıp ,bir de üstüne onun için cezalandırmaktır

kArA SeVdA


Sevda olsam, kara sevdahasretinle inlesem.buram buram terleyip,ilmek ilmek çözülsem.Mecnun gibi çöllerdeLeyla diye bağırsam.kumları avuç avuçtaş bağrıma doldursam.Atarak benliğimi,satarak herşeyimi,terkedip bedenimiyokluğunda erisem.Sevgi olsam, tanış olsamseni yanımda görsem.çözüldüğünde dilimadını anıversem.Uzatıp ellerimielini tutuversem.kapatıp gözlerimiseni özleyiversem.Sana olan sevgimi,kalbime gömüversem..IIYiğitlerin otağına,elde kalem dalıversem.sevdiğimin yanağınabir defacık buse versem.Gündüz değil, geceleyinyıldızları sayıversem.hayırsızın rüyasınausul usul giriversem.Uzansam yatağımabir aralık dalıversemseni gerçekte değil,düşlerde görüversem.Açmadan gözlerimihayalinle ürpersem.sarılıp da belinesaçını öpüversem.Yalnız seni düşünüpher an özleyiversemsana olan sevgimi,kalbime gömüversem.Sarsan yaralarımı,yavaş yavaş dirilsem..IIIKaybettim sevdiğimi ah onu buluversemöldürür bu dert beni kendimi koyuversem.Aynaya baktığımda resmini çiziversemuzatıp ellerimisaçını örüversem.Yalnız dolaştığımdayağmurlarda ıslansam.şimşekler çaktığındayar göğsüne sığınsam.Özün sözün bir olsa,sana inanabilsem.sadece malım değil, bir de canımı versem.Bir baksan gözlerime,demeden geliversensarsan yaralarımı,yavaş yavaş dirilsem.Kapatıp gözlerimi ,sessizce dalıversem..IVGölge etme ne olur,şunu bir bilebilsen.ben dertlerle mutluyumah bir anlayıversen.Ayırdığın zamanı, sana geriye versem,bunu bohçana koy da,evlenirken götürsen.Bana yaptıklarınıkulağına söylesem,seni ayakta değil, sürünürken seyretsem.Sensizliğin acısını,ekmeğime katık etsem.ne olur Rabbim, ne olur,bir defacık gülüversem.İçsem aşk şarabından,kana kana, doyuversem.kapatıp gözlerimi,sessizce dalıversem...

wAy bE ÖlÜyOrUm dE SeNsİz sOnRa.....


Bana aski anlat, gozyaslari olsun,ayriligi anlat gamzesi bulunsun,huznu anlat, dudagindan tebessum ucursunkendini, yalnizca kendini anlat bana,yuregimeuzunca bir kopru kurulsun.Yanik sevdani, ugurun olan cicegi anlatdusunup te yazamadigin, bilip te soyleyemedigindertlerini anlat bana, kulu savrulsun.Bilir misin yildizlarin semada ebe oynadigini,ve bilir misin kazara dustugunde neler olacagini?Tuttugun turkuyu, ictigin billuru anlat banadamlalarinda hicranlarin uyusun.Gonlunun gulustanini anlat bana dosticine nagmeleriyle bulbuller dolsun.Sevmeyi, sevip te sevilmemeyi anlat bana,kelimelerinde mevsimler donsun.Bana tovbeyi anlat, tovbeyianlat ki yitirilenler bulunsun.Can dost anlat, daima hatirlat,sevgilerin nihayetini, asklarin erisilmezliginianlat ki gercek aski taniyayim...

AşKı AnLaT


aşk.. nesin sen..bir nisan sabahı kızkuLesinde denize damLattıkLarı mı bir genç kızın..gözLerinde parıLdayan mısın kavuştuğunda bir çift eLin..umut musun..hayaL misin..hüzün müsün..yoksa yaLnızca tebessüme inat,uçsuz bucaksız ummanlarLa rekabet derdinde bir kuyu mu..sahi nedir rengin aşk..pembe değiLsin.. çünkü sana sahip oLanLarın bir yanı eksik kaLıyor..yeşiL değiLsin çünkü yeşiL insana huzur veriyor..kırmızısın.. kan rengi gibi.. kanayan bir tarafımı hatırLatırsın bana.. acıtır..siyahsın.. en zifiriLerinde gecenin,her çırpınışımda biraz daha batarım karanLığın kuytuLarına..aşk.. acıtıyorsun ama..yine de aşığım sana..

AşK


Sevda nedir diye sorsalar bana Ya dert derim yada çok acı derim Sevda aşka dönüp karışsa kana Çaresiz ölümün ilacı derim Sevdaya kapılan aşka dönermiş Çok seven dostuna sevgi önermiş Tek yönlü aşık da umut sönermiş İşte ben bu aşka çok acı derim Sevgi yüreklerde sağlar barışı Sende sev de sürdür gel bu yarışı Sevgiyle tamamla sona varışı Sevgi yarışına baş tacı derim Sevgiden sevdaya giden bu yolda Sakın aşka düşme dinle sen ol da Bir elin yağdaymış bir elin balda Aşka düşenlere kiracı derim Semahi sevdayla sarhoş dolaşır Feryadı yürekten arşa ulaşır Sevgiyi mahveder meye bulaşır Artık aşık değil şıracı derim

AşK Ve sEvGiYe dAiR......


Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Babaları insandır,Adem’dir Aşk için şiirler yazarsın, Şarkılar yaparsın; Sevgiyi anlatamazsın. Çünkü yüreğine sığdıramazsın. Kalbini aşka kapatabilirsin Ama sevgiye kapatamazsın Sevgi gizli,aşk aşikardır. Yüz vermeyince unutursun Sen aşığım diye daha kendini kandır. Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır. Dahası da var: Aşkın gözü kördür, Fazla naz aşık usandırır; Aşk oyun,aşık oyuncaktır. Sevgi ise yaşamdır,hakikattir. Aşk aceledir, Sevgi usul usul sabırlıdır. Acele işe hem şeytan karışır. Aşk ateşlidir Çünkü hastalıklıdır. Sevgi ılıktır Çünkü sağlıklıdır. Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir Aşka ve sevgiye dair…

İlk aşkımdın sen gerçekten sevdiğim Bilemezsin bu kalp kaç kere Senin için durdu heyecandan Bilemezsin söyleyemediklerim kaç kere Yumruk yumruk düğümlendi boğazıma Söyleyemesem de Sevsem, sevmesem de şimdi seni İlk aşkımdın sen... İlk aşkımdın sen Uğruna ölebileceğim, Hatırlarım, hala sana gelen yollarda Alevlendiğini ümitlerimin Hatırlarım hala o can alan bakışını Konuşmasan da çok şey anlattığını Söyleyemesen de Sevsen, sevmesen de şimdi beni, İlk aşkımdın sen...